12 yaş diyetiErgenlik çağına yaklaşan çocuklarımızın ve gençlerimizin “kendilerince diyet yapmaları” gelecekteki bedensel, ruhsal sağlıklarını bozuyor. Klinikte yaptığım gözlemlere dayanarak şunu söyleyebilirim. Her geçen gün bu yaş grubu çocukların ve gençlerin sayısı artmaktadır. Özellikle kızlar ağırlıkta, son yıllarda bu tür eğilimlerin artmasının en büyük nedeni, magazin basınında yer alan manken modeline özenme ve televizyonda hızla artan dizi furyasından etkilenmeleridir. Hepimiz biliyoruz ki bu yaş grubunda, büyüme ve gelişmenin en yoğun olduğu dönemdir. Bedensel büyümenin yanı sıra ruhsal değişimler, benlik arayışı ve beğenilme duygusunun en yoğun yaşandığı dönemdeki tüm bu değişiklikler, gençlerde yeme veya yememe duygusunu tetiklemektedir.Eğer bu noktada gençleri doğru yönlendiremezsek, bizlerin karşısına ya yemeyi reddeden veya aşırı yemenin sonucunda şişman olarak gelmektedirler. Burada öncelikle anne babalara, okul yöneticilerine (özellikle rehberlik servislerine) ciddi görevler düşüyor. “Kendilerince diyet yapma” durumu özellikle ekonomik ve eğitim düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarında ağırlıklı olarak görülse de son zamanlarda kenar semtlerde yaşayan aile çocuklarında da giderek artıyor. Her zaman söylediklerimizi bir kez daha tekrarlamak zorunda kalacağız. Çağımızda tüm dünyada insanlığın sağlığını tehdit eden birçok unsur var: Açlık (şimdilik ülkemiz için tehlike değil), kanserden ölümlerin çığ gibi artması ve şişmanlık. Bilim çevrelerinin yaptığı araştırmalar göre dünyanın en önemli ve giderek artan iki sağlık sorunu var ki, ikisinin de %35-40 nedeni, kötü ve yanlış beslenmeye dayanıyor. OBEZİTE ve KANSER, henüz ülkemizde bu kadar yoğun olmamasına karşın, bizde şişmanlık sınırına yaklaşan nüfusun %30'u erkek, %45-50'si kadındır. Ayrıca her yıl artan kanser vakası 130-150 bindir. Gelecek 10 yılda şimdiki yaşları 12-15 olan çocuklarımızın şişman (obez) olma olasılığının %60 olacağı varsayılıyor. Nereden bakarsak bakalım “sağlıklı, yeterli- dengeli beslenmenin“ hem toplumsal, hem de bireysel bazda giderek önemi artıyor ve artacaktır. Gelecekte neler yapılmalı ile ilgili düşüncelerimizi bir kez daha yineleyelim;
Saygılarımla Ayşe CENGİZ Ayşe Cengiz kimdir? 1981 yılında Ankara Kız Lisesi'nden mezun oldu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme Diyetetik Bölümünü bitirdi. 1988-1991 yılları arası İstanbul Tıp Fakültesi "Gebe annelerde beslenme ve kalsiyum metabolizması" konulu çalışma ile master yaptı. Halen Bahçeşehir-Esenkent'te kendisine ait Sağlıklı Beslenme/Diyet Eğitim Merkezi'ndeki çalışmalarının yanısıra klinik ve gıda sektöründe (toplu yemek, catering) danışmanlık hizmetlerini yürütmektedir. Ayrıca Acıbadem Etiler Polikliniği, Yaylam - Taş Gıda gibi özellikle "okul çocuklarının beslenmesi" başta olmak üzere gebe annelerin beslenmesi ve genel beslenme konularında hizmet vermekte, birçok makale yazıp, televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır. |
12 Eylül 2007 Çarşamba
Beslenme ve Egzersiz
Beslenme ve Egzersiz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)