12 Eylül 2007 Çarşamba

Beslenme ve Egzersiz

Beslenme ve Egzersiz



12 yaş diyeti

12 yaş diyeti

Ergenlik çağına yaklaşan çocuklarımızın ve gençlerimizin “kendilerince diyet yapmaları” gelecekteki bedensel, ruhsal sağlıklarını bozuyor. Klinikte yaptığım gözlemlere dayanarak şunu söyleyebilirim. Her geçen gün bu yaş grubu çocukların ve gençlerin sayısı artmaktadır. Özellikle kızlar ağırlıkta, son yıllarda bu tür eğilimlerin artmasının en büyük nedeni, magazin basınında yer alan manken modeline özenme ve televizyonda hızla artan dizi furyasından etkilenmeleridir. Hepimiz biliyoruz ki bu yaş grubunda, büyüme ve gelişmenin en yoğun olduğu dönemdir. Bedensel büyümenin yanı sıra ruhsal değişimler, benlik arayışı ve beğenilme duygusunun en yoğun yaşandığı dönemdeki tüm bu değişiklikler, gençlerde yeme veya yememe duygusunu tetiklemektedir.

Eğer bu noktada gençleri doğru yönlendiremezsek, bizlerin karşısına ya yemeyi reddeden veya aşırı yemenin sonucunda şişman olarak gelmektedirler. Burada öncelikle anne babalara, okul yöneticilerine (özellikle rehberlik servislerine) ciddi görevler düşüyor. “Kendilerince diyet yapma” durumu özellikle ekonomik ve eğitim düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarında ağırlıklı olarak görülse de son zamanlarda kenar semtlerde yaşayan aile çocuklarında da giderek artıyor.

Her zaman söylediklerimizi bir kez daha tekrarlamak zorunda kalacağız. Çağımızda tüm dünyada insanlığın sağlığını tehdit eden birçok unsur var: Açlık (şimdilik ülkemiz için tehlike değil), kanserden ölümlerin çığ gibi artması ve şişmanlık. Bilim çevrelerinin yaptığı araştırmalar göre dünyanın en önemli ve giderek artan iki sağlık sorunu var ki, ikisinin de %35-40 nedeni, kötü ve yanlış beslenmeye dayanıyor. OBEZİTE ve KANSER, henüz ülkemizde bu kadar yoğun olmamasına karşın, bizde şişmanlık sınırına yaklaşan nüfusun %30'u erkek, %45-50'si kadındır. Ayrıca her yıl artan kanser vakası 130-150 bindir. Gelecek 10 yılda şimdiki yaşları 12-15 olan çocuklarımızın şişman (obez) olma olasılığının %60 olacağı varsayılıyor. Nereden bakarsak bakalım “sağlıklı, yeterli- dengeli beslenmenin“ hem toplumsal, hem de bireysel bazda giderek önemi artıyor ve artacaktır.

Gelecekte neler yapılmalı ile ilgili düşüncelerimizi bir kez daha yineleyelim;

  • Toplumumuzun geleceği olan çocuk ve gençlerimizin sağlığını koruyucu ve geliştirici önlemlerin ivedilikle alınması buna yönelik ülkemizin koşullarına göre uygulanabilir sağlık politikaları oluşturulmalı.
  • Okul öncesi eğitim döneminden başlayarak orta eğitim süresince çocuklarımız, okul yöneticileri, anne-babalar bu konularda düzenli periyotlarla eğitilmeli özellikle okullarda ders müfredatı olarak bu konularla ilgili yeni düzenlemeler yapılmalı. Bu eğitimler, alanında uzman kişilerce verilmelidir.
  • Tam gün eğitim yapan kurumlarda yemekhane ve kantinler yeniden ve işlevsel olarak düzenlenmelidir. Özellikle kantinlerdeki yiyeceklerin içeriği değişmeli. Albenisi yüksek şekerlemeler, gofretler bisküviler ve gazlı içecekler azaltılarak süt, ayran ve mevsim meyvaları ağırlıklı olarak konulmalı. Bu tür yönlendirmeler ve çevresel düzenlemeler (mönü planlama, yemekhane ve kantin) işi bilenler tarafından organize edilmeli, bu tür hizmetler için gerekli hijyenik altyapı sağlanmalı.
  • Çocuk ve gençlere günlük yaşamlarında hareketlilik kazandırılmalı. TV ve BİLGİSAYAR’dan olabildiğince uzak durmaları sağlanmalıdır.
  • Bu yaş grubu çocukların enerjileri yüksek. Bu enerjilerini sağlıklı uğraşılarla geçirmeleri için gerekli koşulların sağlanması gerekir. Örneğin; spor yapacakları alanlar oluşturulmalı, özellikle büyük kentlerde bu tesislere ulaşım hem kolay hem de ekonomik olmalı. Bu konuda yerel yönetimlere çok iş düşüyor “iş işten geçmeden”.

Saygılarımla

Ayşe CENGİZ

Ayşe Cengiz kimdir?

1981 yılında Ankara Kız Lisesi'nden mezun oldu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme Diyetetik Bölümünü bitirdi. 1988-1991 yılları arası İstanbul Tıp Fakültesi "Gebe annelerde beslenme ve kalsiyum metabolizması" konulu çalışma ile master yaptı. Halen Bahçeşehir-Esenkent'te kendisine ait Sağlıklı Beslenme/Diyet Eğitim Merkezi'ndeki çalışmalarının yanısıra klinik ve gıda sektöründe (toplu yemek, catering) danışmanlık hizmetlerini yürütmektedir. Ayrıca Acıbadem Etiler Polikliniği, Yaylam - Taş Gıda gibi özellikle "okul çocuklarının beslenmesi" başta olmak üzere gebe annelerin beslenmesi ve genel beslenme konularında hizmet vermekte, birçok makale yazıp, televizyon ve radyo programlarına katılmaktadır.